30 Yaş Sonrasına Taşıdığım Prensipler

Belli bir süre yaşadıktan sonra (bu, ne kadar dolu dolu yaşadığınıza ve yaşadıklarınız üzerine ne kadar düşündüğünüze, hatta o düşünceleri şekillendirecek zihninizi ne kadar kaliteli bilgiyle beslediğinize bağlı olarak 30 yıldan daha az da olabilir daha çok da), bazı olayların, duyguların, durumların isimler, ortamlar, yıllar değişse de tekrar tekrar yaşandığını fark ediyorsunuz. Bazen bunlar sizin kısır döngüleriniz sebebiyle meydana geliyor, bazen başkalarının aşamadığı kısır döngüler sebebiyle yaşananlar sizi de etkiliyor.

Bir noktada o ana özel detaylardan bağımsız, belli prensiplere sadık kalırsanız daha mutlu, daha sorunsuz, daha huzurlu bir hayata sahip olacağınızı fark ediyorsunuz. Bu liste de bu amaçla ortaya çıktı.

Yaşadıklarımdan çıkardığım ve gelecekte bunlara tutunursam daha iyi bir hayatımın olacağını düşündüğüm prensiplerim;

1) Anlaşılmak istediğini söyleyen insanların çoğu anlamak için aynı çabayı sarf etmiyor. Hayat, çift yönlü bir yol. Seni anlamak için aynı çabayı gösteren insanlarla çevrele kendini.

2) Sözler, duygulara bağlı. Duygular değiştikçe, sözler de değişecektir. Davranış döngülerini kırabilecek bugüne kadar çok az insan tanıdın. Daima eyleme bak. Sana değil ama prensiplerine, alışkanlıklarına sadık kalacaklardır.

3) Seni sevmek isteyen sevmek için bir neden bulur, seni sevmek istemeyen gerekirse yoktan bir sebep var eder. Bu sürecin hiçbir noktası kontrolünde değil. Sevilme arzunu bastır, sadece sevdiklerinle ilgilen. Zaten asıl istediğin senin sevdiklerini sevenlerle birlikte olmak.

4) Endişelerinin %90’ı gerçek olmuyor. Bu öğüdü yalnızca okumadın, yaşadın da. Zihnin en büyük cehennem olmasının sebebi, hala ölümlü olduğunun farkına varmamış olman. Geçiciliğinin farkına var.

5) Bedenin en büyük hazinen. 80 küsür yıl seni taşıyacak. Hiçbir kısa süreli haz, onun işini zorlaştırmaya değmez. Kötü hissettiğin dönemler yaptığın kötü tercihler seni iyi hissettirmediği gibi, geleceğinden de çalıyor. Spor, kendine yapabileceğin en büyük iyilik.

6) Eğer herhangi bir insanı değiştirmeye çalışırken kendini yakaladıysan, bunu neden yaptığını sorgula. Seni sen gibi kabul edecek insanlara ihtiyacının olması gibi, onun da kendisini kendi gibi kabul edecek insanlara ihtiyacı var. Onlardan biri ol.

7) Yazdığın her dönem daha iyi hissettin. Kimse okumasa bile kendin için yaz. Hatırlamak istiyorsan da yaz, unutmak istiyorsan da yaz, düşünmek istiyorsan da. Her halükarda yazdığında daha iyi hissedeceksin.

8) Aradığın şey olmaya çalış. Çıtayı başkalarının belirlemesine izin verme. Yoksa, yap. Yoksa, ol. Sahip olmadığın bir şeyi, yapmadığın bir şeyi başkalarından talep edemezsin.

9) Sana içini açan hiçbir insanı yargılama. Kimseye anlatmadığı şeyleri sana anlatmasının bir sebebi var. Sana güveniyor. Bu üstü kapalı alabileceğin en güzel iltifat. Bu güveni boşa çıkarma. Gerçek bir bağ ancak güvenle mümkün.

10) En büyük hırsların gerçekleşse bile, bunun seni, aşık olduğun hayat arkadaşınla, dostlarınla geçirdiğin kahkaha dolu bir geceden daha fazla mutlu etmeyeceğini biliyorsun. Bunu bile bile yanlış hedeflerin peşinde zamanını harcama. Mutlu olmak zor değil, onu zorlaştıran biziz.

Genelde Twitter‘da yazıyorum. Güncel yazıları oradan takip edebilirsiniz.

 

Oyun Tasarımcısı

Leave a reply:

Your email address will not be published.

© 2016-2022 Alper İskender