Dürüst Olmamanın Ardındaki Dürüst Gerçek

Geçmişte yazdığım yazılardan da belli oluyordur. Dan Ariely sevdiğim yazarlardan bir tanesi. Davranışsal iktisadın daha akla yatkın gelmesinden olmalı diye düşünüyorum bu sevginin kaynağı. Bu kitabı da yazarına olan güvenim sebebiyle kalite araştırması yapmadan aldım. Yazar, bu güveni yine boşa çıkarmadı.

Kitap, dürüstlüğe sandığımız kadar sıkı sıkıya bağlı olmadığımızı yaptığı deneylerle defalarca yüzümüze vuruyor. İşin kötü tarafı dürüst olmadığımız anlarda bunun yeterince farkında olmamamız. Kafamızın içinde eylemlerimizi kolayca legalize(tekrarladıkça anlamsızlaşan kelimeler^^) etmemiz asıl sorunun kaynağı.

Peki kitap problemi ortaya koyup, bir çözüm önerisi sunmadan bitiyor mu? Nasıl daha dürüst bir toplum elde edebileceğimize dair de önerileri var yazarın ama kitabın kapağını kapayıp hayatınıza devam edince lafta kaldığını anlıyorsunuz bu önerilerin. Kimsenin bu önerilere kulak astığı yok. Daha doğrusunu söyleyeyim, önerilere kulak asanların yönetimde gücü yok. Dünya çapında diyebiliriz ülkesel bir eleştiri değil bu. Kitap aynı zamanda bu konuyu da irdeliyor. Aynı deneyler farklı ülkelerde de yapılıyor. Çıkan sonuç ne diye merak ediyorsanız, verilerde hiç bir değişiklik yok.

Özetle insan davranışlarını araştıran kitapları seviyorsanız, Dan Ariely’in üslubu ve deneyleri de hoşunuza gidiyorsa bu da okunmadan geçilmemesi gereken kitaplardan biri.

Bir yorum bırak:

E-posta adresin yayınlanmayacaktır.

Copyright 2016 Alper Iskender