Piksel Raporu – 63

İki Rapor Arası Neler Oldu?

Saatler aynı hızda dönerken zaman nasıl bu kadar hızlı akıp gitti hiç bir fikrim yok. Bu geçen sürede sizinle paylaşmak istediğim çok yazı birikti, daha sık aralıklarla yayınlanmak üzere Piksel Raporu devam edecek öncelikle bunu söylemiş olayım ve bu blog yazısından sonra Piksel Raporu’ndan oyun sektörünü ayırıp, yalnızca oyun sektörü hakkındaki yazıları derlediğim ayrı bir seriye başlıyorum. Blogu yeniden hareketlendirmenin zamanı geldi de geçiyor bile!

Dikkate Değer Okumalar

Milyar Dolarlık Bir Şirket Kuramayışımın Hikayesi: Gumroad‘ın kurucusu Sahil Lavingia hikayesini okumakta yarar var. Neyi başarılı neyi başarısızlık olarak gördüğümüz, olaylara nasıl baktığımızla ilgili. Hatalı koyulmuş hedefler, başka bir açıdan başarılı görülebilecek durumlarda kendimizi kötü hissetmemize sebep olabilir. Yazı çevirisi @cagrihoca

Pmarca Guide to Personal Productivity: Marc Andreessen yıllar önce, verimlilik için neler yaptığını kaleme almış. İnsanların hayatlarını daha iyi bir noktaya taşımak için kendilerine uygun metotları anlattıkları bu tip yazıları okumak daima hoşuma gitmiştir.

Etkili ve Eksiksiz Bir İçerik Pazarlama Stratejisi Nasıl Oluşturulur?: Öznur Doğan‘dan dev hizmet, bu alanda çalışıyorsanız bir kenara bu yazıyı not edin derim.

We Analyzed 912 Million Blog Posts: Blog dünyası ile ilgili 2019 yılında yayınlanmış bir analiz, eminim işinize yarayacak istatistikler vardır, bir kaçını ben not aldım.

Making games for a living means being in constant fear of losing your job: Oyun sektörünün şimdilik çalışanlara sunamadığı en önemli konu stabil bir hayat. Katie de birinci elden yaşadıklarını anlatmış, kulak vermekte yarar var.

Tearing down the lone developer myth: Tek başına çalışan oyun geliştirici, genellikle arzulanan bir model gençler tarafından oyun sektöründe. Hayatta hiç bir konunun siyah beyaz olmadığı gibi bu durumun da negatif etkileri var ve bazılarına Joakim Sandberg bu yazıda değinmiş.

Hakkında Bilinmeyen Hikayeleri ve Kariyerinin Doruk Noktalarıyla: Kobe Bryant: Bütün çocukluğu boyunca basket oynamış biri olarak, beni sabahın 5’inde bir basket maçı için uyandırabilen tek isim vardı, işte hayatıma etki eden 2 büyük sporcudan biri olan o isim Kobe Bryant, çoğunuzun bildiği üzere 13 yaşındaki kızı Gianna ile birlikte bir helikopter kazasında 41 yaşında hayatını kaybetti. Hırsı ve çalışma disipliniyle ilgili sayısız hikayesinden bazıları Ekşi Şeyler’de derlenmiş, her biri okumaya değer. Dear Basketball ile Oscar’ı da kazanan, piyano çaldığında bunu ne ara öğrenmeye vakit bulduğunu düşündürterek ekip arkadaşlarını da şaşırtan bu adam, dünyanın dört bir yanındaki gence hayatı boyunca ilham oldu. Kobe’nin nesli Jordan gibi olmak isterken, şu anda NBA’de oynayanlar ise Kobe gibi olmak isteyerek büyüdüler. Onun yalnızca tabelaya ismini yazdırıp, bağışta bulunan sporculardan biri olmadığını gösteren başka bir hikayeyi şuraya bırakıp, bir de sevdiğim bir röportajını paylaşıp, bu raporun videosuna geçelim, tabi ki o da Kobe hakkında.

Kobe Bryant’ın Ardından

Türkiye’den Kobe’nin unutulmaz maçlarına canlı tanık olduysanız, bu aynı zamanda Kaan Kural da bir dönem hayatınızın bir parçasıydı demek. Socrates için hazırlanan bu videoda, o da bu trajik olayın ardından düşüncelerini dile getirmiş, bir kaç güzel hikaye paylaşmış. Videonun sonlarında da bahsedilen, bize o kadar çok unutulmaz an bıraktı ki, insan herhangi birini öne çıkaramıyor. Yalnızca büyük, önemli maçlarda değil, normal lig döneminde herhangi bir maçın herhangi bir küçük anında bile zoru başarmanın ne demek olduğunu gösteren, ilham verici bir karakterdi Kobe Bryant. Onun sayesinde daha ilkokula giden bir çocuk olarak hayatımın geri kalanında çok işime yarayan öğrendiğim konulardan biri de her şeyin istatistiklere, rakamlara yansımıyor oluşu idi. O daima zoru başarıyordu ama bu istatistiklere yansımıyordu.

Yeni içeriklerden haberdar olmak için beni Twitter‘da takip edebilirsiniz.

Oyun Tasarımcısı

Leave a reply:

Your email address will not be published.

© 2016-2020 Alper İskender