Bir Kedi ile Yaşamak

lokumbebek

1.5 yıl önce evin mevcuduna +1 ekledik. Bu kadar geçen zamanın ardından tek düşündüğüm neden daha önce bir kedi ile yaşamadığım. Biraz size bir kediyle yaşamanın hayatınıza neler kattığından bahsedeceğim. Her kedinin kendine has karakteristik özellikleri olacağından belki siz çok daha farklı bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Yavru olduğu dönemde uyurken vücut ısısını sizle temas ederek yüksek tutmaya çalıştığından, daima sırtınızda, bacağınızda ya da ayağınızda size temas eden bir kedinin olması demek. Bu günleri özleyeceksiniz çünkü tüyler sıkılaşıp artık üşümediğinde(6 ay civarı sanırım) bu özelliğini bırakıyor.(en azından Lokum’da böyle oldu)

Tüm gün oynasanız yorgunluktan düşüp bayılana kadar sizle oynayabilir. Aynı zamanda kendi haline bırakırsanız tam bir telefon gibi, tüm işlevlerini yerine getirirken sanki bir anda şarjı bitmiş, bir tuşla kapatılmış gibi yatıp uykuya çekilebiliyor.

Artık midesini düşünmeniz gereken bir canlıya sahipsiniz, kedinizin yaşlılığının sağlıklı geçmesini istiyorsanız, gramaj usulü kabını doldurmadan gün gün mamasını vermenizi öneririm.

Sabahları kendi normal rutininizden erken kalkmadığınız sürece, sizden önce kalkıp gözlerinizin içine bakan bir kediniz olabilir. Tembellik edip daha da fazla mı uyudunuz?  Sırtınızda gezmeye başlar artık, neden kalkmıyor bu diye.

Kablo düşmanlığı. Lokum bir isteği yapılmadığında ya da sinir olduğunda ya da onla ilgilenilmediğinde nasıl ilgi çekeceğini çok iyi biliyor artık. Etraf kablo dolu olmasına rağmen yalnızca “benle ilgilen” mesajı vermek istediğinde onlara saldırıyor. 1.5 yılın faturası ipad şarj kablosu, laptop şarj kablosu, htc one şarj kablosu, mikrofon kablosu. Isırdığı ama işlevine zarar veremediği kabloları saymıyorum.

Size özel akrobasi. Sizinle iken taklalar atan, çılgınca oyun oynayan kediniz, misafir geldiğinde sakin bir kediye dönebilir. Oturur milleti izler. Ev halkıyla yalnız kalınsın, hemen şımarır.

Bir hüzünlü detay, bir kedi veya köpekle evi paylaştığınızda aklınıza gelen bir istatistik(benim geldi en azından). Sağlıklı bir ömür geçireceğinizi temel alırsak kedinizin/köpeğinizin yaşam süresinin sizinkinden kısa olacak olması. Ne demek bu tatlı canlı bir gün ölecek, ne demek bu hayatın bir parçası/döngüsü? Kabul edilmek istenmeyen hayatın gerçeklerinden birini daha öğrenmek zorunda kalıyorsunuz, bir hayvan beslemeye başladığınızda.

lokum1

Kediden kediye değişen daha karakteristik özelliklere gelirsek;

Lokum’un her gün ulaşamadığı yerlere kucakta gezdirilmesi lazım. Bu alışkanlığı babamla annemin çocukken bebek gibi kucakta gezdirmesinden sonra kaptığını düşünüyoruz. Kucakta kedi ev gezdiriyoruz, her seferinde yeni bir dünya keşfediyormuş gibi hevesli hevesli etrafı izliyor. Kucağa alındığında o kadar hızlı duruma adapte oluyor ki, 15 saniye önce benimle koşturarak oyun oynayan kedi, annem kucağına aldığında bir anda beni unutuyor. Tamam şimdi evi gezme zamanı diyip yüksekleri izlemeye başlıyor.

Ona göre herkesin bir görevi var. Babam saklambaç oynanacak adam, ben ise topla yakalamaca oynayacağı adamım. Babam topla oynamak istese ya da ben onla saklambaç oynamak istesem, ne yapıyor ya bu diyip garip garip bakarak aksiyona geçmiyor.

Yemeklere hiç sulanmaması. Ne yiyoruz illa görmesi lazım ama herhangi bir şekilde yemeğe saldırmak yok, oturur yanına her lokmanı izler ama azcık bende alayım diye yeltenmez, yazarken gidip sarılasım geldi kerataya.

Lokum eve gelmeden önce tüylerinin taranması konusunda nasıl bir karaktere sahip olacak merak ediyordum, bu bizim için bir savaş mı olacak yoksa tüylerinin taranmasını sevecek mi? Neyse ki, aşığı olmasa da ne zaman taramak istesek sıkıntı çıkarmayıp her yerini tarattırıyor. Bu sayede hem tüyleri daha parlak, sağlıklı görünüyor hem de eve saçılacak tüyleri önceden toplama imkanımız oluyor.

Her yeni veterinere gidişin, bir öncekinden daha zor olması. Hayvanların hislerinin güçlü olduğunun kanıtlarını kendi gözlerimle ilk kez ne zaman gördüm? Lokum’un daha ortada hiç bir şey yok iken, veterinere gideceği gün kaçacak delik araması. Ne bir hazırlık, ne kafesini ortaya çıkarma var. Sanırsın türkçeyi söktü veteriner kelimesini seçti aldı konuşmalar arasından.

Uzun süre olmadığınızı varsayalım. Buradaki uzun süre sabah çıktınız evden, akşam geldiniz. Sizi görmekten mutluluk duyduğunu sırtüstü yatıp göbeğini açarak gösteriyor, madem geldin önce beni sevmen lazım yatışı.

lokumyatis

Ve böyle nice anlatmaktan zevk alacağınız detaylara sahip olmaktır kedi sahibi olmak.

2 comments On Bir Kedi ile Yaşamak

  • Sanırım lokum, mavi rus ve bizim de kasım ayından beri beraber yaşadığımız bir kedimiz var (mavi rus) raşa isminde.Saydığınız oyuncu halleri, sevilme hissi hiç yok bizimkinde, cool cool takılıyor evin içinde, sırnaşık değil, hani öyle dışardan gelince ayağına dolanma falan da yok.Sadece kim gelmiş diye kapıya akıyor o kadar 🙂

    • Raşa’nın da kendine has karakteri var diyelim:) Çevremde başka kedi sahipleri de var, kedilerinin huylarını anlatıyorlar tamamen bambaşka karakterdeler. Bu güzel bir şey, hepsinin kendine has huylarının olması. Bu arada Lokum Scottish Fold, siz söyledikten sonra Russian Blue cinsinin resimlerine baktım, andırıyor bazı resimler. Lokum da sırnaşık değil, biz istediğimiz zaman değil o istediği zaman sevdiriyor kendini^^ Kuralları kendisi koyuyor velet.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

© 2016-2018 Alper Iskender